Ayşe Kulin Eskişehir’de Cumhuriyet ve Kültürel Miras Mesajları Verdi: “Bir Sanatı Nasıl Yok Edersiniz?”

Odunpazarı Belediyesi tarafından Cumhuriyet’in 103’üncü yıl dönümü kapsamında düzenlenen söyleşi ve imza gününde yazar Ayşe Kulin, Eskişehirlilerle Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde buluştu. Cumhuriyet’in kuruluş mücadelesinden eğitimde fırsat eşitsizliğine, edebiyatın toplumsal sorumluluğundan kitaplarının hikâyelerine kadar pek çok konuda açıklamalarda bulunan Kulin, Kurşunlu Külliyesi’ndeki müzelerin tahliye edilmesi tartışmasına da tepki göstererek kültürel mirasın korunması çağrısında bulundu.

Kasım 1, 2026 - 17:39
 0  0
Ayşe Kulin Eskişehir’de Cumhuriyet ve Kültürel Miras Mesajları Verdi: “Bir Sanatı Nasıl Yok Edersiniz?”

Odunpazarı Belediyesi’nin kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında düzenlediği söyleşi ve imza gününde Türk edebiyatının önemli isimlerinden yazar Ayşe Kulin, Eskişehirlilerle bir araya geldi. Cumhuriyet’in 103’üncü yıl dönümü dolayısıyla Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa yoğun katılım sağlandı. Salonun tamamen dolduğu etkinlikte çok sayıda kişi söyleşiyi ayakta takip etti.

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ve Anadolu Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Engin Ataç’ın katıldığı programın moderatörlüğünü Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Eskişehir Şube Başkanı Sevgi Akmen üstlendi. Ayşe Kulin, söyleşide Cumhuriyet’in kuruluş sürecinden çocukluk anılarına, edebiyatın toplumsal sorumluluğundan eserlerinin yazılış hikâyelerine kadar farklı başlıklarda değerlendirmelerde bulundu.

“KURTULUŞ SAVAŞI BİR MUCİZEDİR”

Cumhuriyet Bayramı’nı çocukluğundaki kutlamalarla karşılaştırarak değerlendiren Ayşe Kulin, 29 Ekim’i biraz hüzünlenerek yaşadığını söyledi. Çocukluk yıllarında tanık olduğu Cumhuriyet coşkusunun kendisinde özel bir yere sahip olduğunu belirten Kulin, Cumhuriyet’in hangi koşullarda ve ne büyük fedakârlıklarla kurulduğunun unutulmaması gerektiğini vurguladı.

Kurtuluş Savaşı’nı bir mucize olarak nitelendiren Kulin, “İşgal altındaki bir ülkenin kazandığı Kurtuluş Savaşı, benim için bir mucizedir. Yorgun askerlerimiz, aç karınlarına, kimi zaman bir tas un çorbasıyla, ayaklarında postalları bile olmadan savaştılar. Ellerinde evlerinden getirdikleri tüfekler, av tüfekleri, gerektiğinde baltalar vardı. Böyle insanüstü bir mücadeleyle savaşı kazandık, bir mucize yarattık ve Cumhuriyet’i kurduk” dedi.

Cumhuriyet’in Türk milleti açısından taşıdığı özel anlama dikkat çeken Kulin, “Biz onu tırnaklarımızla kazandık. Kanımızla, canımızla, çocuklarımızla kazandık. Neredeyse hiçbir ailede amca, dayı, erkek çocuk kalmadı. Hepsi bu vatan için şehit oldu. Bu nedenle Cumhuriyet’in kıymetini çok iyi bilmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

HARF DEVRİMİNİ DEDE ANISIYLA ANLATTI

Cumhuriyet’le birlikte Türkiye’nin büyük bir değişim ve dönüşüm yaşadığını belirten Ayşe Kulin, Harf Devrimi’nin önemini çocukluğunda yaşadığı bir anıyla anlattı.

Osmanlı İmparatorluğu’nun son maliye nazırlarından olan dedesinin, harflerin değiştirilmesine başlangıçta üzüldüğünü aktaran Kulin, okula başlamasından yalnızca üç ay sonra dedesine kendi el yazısıyla bir yılbaşı kartı gönderdiğini söyledi. Dedesinin kartı gördükten sonra Harf Devrimi’nin önemini anladığını belirten Kulin, yeni alfabenin çocukların kısa sürede okuryazar olmasına önemli katkı sağladığını ifade etti.

Kulin, başlangıçta karşı çıkılan bir değişikliğin doğruluğu görüldüğünde kabul edilmesinin de önemli bir erdem olduğunu dile getirdi.

“YAZARLAR TOPLUMSAL SORUNLAR KARŞISINDA SESSİZ KALMAMALI”

Edebiyatın yalnızca hikâye anlatmaktan ibaret olmadığını, toplumsal sorunlara dikkat çekme sorumluluğu da taşıdığını belirten Ayşe Kulin, bazı eserlerini toplumsal olaylardan ve tanık olduğu acılardan etkilenerek kaleme aldığını söyledi.

“Gizli Anların Yolcusu” romanının yazılış sürecini anlatan Kulin, eşcinsel bireylerin toplumda karşılaştığı ayrımcılık ve şiddete dikkat çekmek istediğini ifade etti. İnsanların dünyaya gelirken kimliklerini ve yönelimlerini seçmediğini belirten Kulin, herkesin olduğu gibi kabul edilmesi gerektiğini vurguladı.

Yazacağı konuları öncelikle araştırdığını ve farklı hayat hikâyelerini dinlediğini aktaran Kulin, yazarların toplumsal sorunlar karşısında sessiz kalmaması, gerektiğinde toplumu uyarması gerektiğini kaydetti.

“EN SEVEREK YAZDIĞIM KİTAPLARIM FÜREYA VE TÜRKAN SAYLAN”

Söyleşide eserlerinin ortaya çıkış hikâyelerini de paylaşan Ayşe Kulin, en severek yazdığı kitapların “Füreya” ve “Türkan Saylan” olduğunu açıkladı.

Türkan Saylan’a büyük hayranlık duyduğunu belirten Kulin, Saylan’ın hekimliği, cüzzam hastalarıyla yürüttüğü mücadele ve özellikle kız çocuklarının eğitimine yönelik çalışmalarıyla önemli bir toplumsal sorumluluk üstlendiğini söyledi.

“Kardelenler” kitabının yazılış sürecini de anlatan Kulin, başlangıçta projeye mesafeli yaklaştığını ancak Türkan Saylan’ın burs desteğiyle eğitim gören iki kız çocuğuyla tanışmasının kararını değiştirdiğini ifade etti. Anadolu’dan gelen çocukların yoksulluklarını ve eğitim olanaklarına ulaşırken yaşadıkları güçlükleri kendi ağızlarından dinlediğinde çok etkilendiğini belirten Kulin, bu görüşmenin ardından kitabı yazmayı kabul ettiğini dile getirdi.

Kız çocuklarının eğitim hakkına erişmesinin önemini vurgulayan Kulin, Türkiye’de eğitimde fırsat eşitsizliğinin ve toplumsal eşitsizliklerin sürdüğüne dikkat çekti. “Biz neden hâlâ bu kadar yoksuluz? Neden bazı bölgelerimizde insanlar böyle koşullarda yaşamak zorunda kalıyor?” sözleriyle toplumsal sorunlara işaret eden Kulin, kız çocuklarının eğitimine yönelik çalışmaların önemini vurguladı.

KURŞUNLU KÜLLİYESİ’NDEKİ MÜZELERİN TAHLİYESİNE TEPKİ GÖSTERDİ

Söyleşinin öne çıkan başlıklarından biri de Eskişehir’in tarihi ve kültürel mirasının önemli merkezlerinden Kurşunlu Külliyesi’nde bulunan müzelerin tahliye edilmesi tartışması oldu.

Külliye bünyesindeki müzeleri gezdiğini ve sergilenen eserlerden etkilendiğini belirten Ayşe Kulin, müzelerin bir kentin tarihini, kültürünü ve toplumsal birikimini gelecek kuşaklara taşıyan önemli mekânlar olduğunu söyledi.

Müzelerin tahliye edilmesi gündemine tepki gösteren Kulin, kültürel mirasın korunması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Çok yazık ediyorlar. Çünkü her şehrin tarihi ve kültürel birikimi müzelerinde yaşar. Biz Avrupa’ya gittiğimizde, örneğin İngiltere’de, öncelikle müzeleri ziyaret ederiz. Çünkü orada bir milletin tarihini, eserlerini, fikirlerini ve gelişimini görürsünüz. Şimdi bizim burada bu kadar değerli bir müzemiz varken var olan bir şeyi yok etmek neden? Başka bir binayı boşaltın, içini istediğiniz gibi düzenleyin. Ama bir müzeyi, var olan eserleriyle birlikte nasıl ortadan kaldırabilirsiniz? Bu, var olan bir eseri yok etmek gibi bir şey.”

Müzeleri gezerken duygulandığını ifade eden Kulin, eserlerin geleceğine ilişkin belirsizliğe dikkat çekti.

“Ben o müzeyi gözlerim yaşararak gezdim. Muhteşem eserler var. Peki, onlara ne olacak? Nereye gidecekler? Bu konuda şu ana kadar yapılmış hiçbir açıklama yok. Bu, sağ-sol ya da din meselesi değil. Bu, sanata ve kültüre nasıl baktığınızla ilgili bir mesele. Bir sanatı nasıl yok edersiniz? Maalesef sanatı değersiz gören bir anlayış var. Bunu hiç anlayamıyorum” diyen Kulin, müzelerin ve bünyelerindeki eserlerin korunması gerektiğini vurguladı.

BAŞKAN KURT: “CUMHURİYET’İN SONSUZA KADAR YAŞAMASI İÇİN MÜCADELEYE HAZIRIZ”

Programın sonunda sahneye çıkan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Ayşe Kulin’e Cumhuriyet ve edebiyat üzerine paylaştığı düşünceler için teşekkür etti. Etkinliğe katılan Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ve Anadolu Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Engin Ataç’ı da selamlayan Kurt, Eskişehir’in Cumhuriyet değerlerini yaşatma konusundaki kararlılığını dile getirdi.

Kazım Kurt, “Sevgili Ayşe Kulin, Cumhuriyetimizin 103’üncü yıl dönümünde edebiyat ve Cumhuriyet’le ilgili değerli düşüncelerinizi bizimle paylaştığınız için çok teşekkür ediyorum. Bugün aramızda Tepebaşı Belediye Başkanımız Ahmet Ataç ve Anadolu Üniversitesi Rektörümüz Engin Hoca da bulunuyor. Bütün konuklarımız adına size teşekkür ediyorum. Cumhuriyet’in sonsuza kadar yaşaması için Eskişehir’den her türlü mücadeleyi yapmaya hazırız. Size saygılarımı sunuyorum” dedi.

EDEBİYATSEVERLERDEN İMZA KUYRUĞU

Cumhuriyet, tarih, eğitim, toplumsal eşitlik ve edebiyat başlıklarında gerçekleşen söyleşi, katılımcıların soru ve değerlendirmeleriyle devam etti.

Programın ardından düzenlenen imza gününde Eskişehirliler, kitaplarını imzalatmak ve Ayşe Kulin’le sohbet etmek için uzun kuyruklar oluşturdu. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlik, imza bölümünün tamamlanmasıyla sona erdi.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0