CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: “Siyaset kirlilikten arınmalı, Siyasi Ahlak Kanunu çıkarılmalı”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 3 Kasım 2026 tarihinde TBMM'de düzenlenen partisinin grup toplantısında ekonomi, üretim, işsizlik, dış politika ve yolsuzluk iddialarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Amasya Suluova Şeker Fabrikası'nın kapanma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Gaziantep'teki işten çıkarmalara, fındık üreticilerinin sorunlarına ve fon piyasalarındaki usulsüzlük iddialarına dikkat çekerek tüm siyasi partilere Siyasi Ahlak Kanunu çağrısı yaptı.

Kasım 3, 2026 - 14:18
 0  1
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: “Siyaset kirlilikten arınmalı, Siyasi Ahlak Kanunu çıkarılmalı”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 3 Kasım 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde gerçekleştirilen CHP Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cumhuriyetin 103. yılından Türkiye ekonomisine, sanayi üretiminden tarımsal politikalara, Orta Doğu'daki gelişmelerden finans piyasalarındaki yolsuzluk iddialarına kadar birçok başlığı ele alan Kılıçdaroğlu, siyasetin yolsuzluklardan arındırılması ve Siyasi Ahlak Kanunu'nun çıkarılması gerektiğini vurguladı.

“Cumhuriyetimizi Demokrasiyle Taçlandıracağız”

Konuşmasına Cumhuriyetin 103. yılını değerlendirerek başlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'de yeni bir siyaset anlayışının oluşturulması gerektiğini belirtti.

Kılıçdaroğlu, “Türkiye'yi arındıracağız, Türkiye'yi güçlendireceğiz. Yeni bir siyaset anlayışını, ahlaklı bir siyaset anlayışını bu topraklara getireceğiz. Ama bunu sadece ben değil, beraber yapacağız. Yaşı ne olursa olsun kadın, erkek hep birlikte yapacağız.” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyetin özgür bireyler ve vatandaşlık bilinci üzerine kurulduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir. Cumhuriyet aydınlanmadır. Cumhuriyet padişahların kulu kölesi olmak değil; Cumhuriyet özgür vatandaş, özgür birey olmak demektir. Cumhuriyet fazilettir.” dedi.

Demokratik yönetimin önemine işaret eden Kılıçdaroğlu, “Cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandıracağız. Otoriter yönetimlerle değil, demokrasiyle taçlandıracağız. Halkın iradesine saygı göstereceğiz. Temiz siyasette yeni bir Cumhuriyet anlayışını ortaya koyacağız.” açıklamasında bulundu.

“Temiz Siyasetin Öncülüğünü Kadınlar Yapacak”

Siyasette kadınların üstleneceği role dikkat çeken Kılıçdaroğlu, temiz siyaset anlayışının toplumun bütün kesimleriyle birlikte oluşturulacağını ifade etti.

Kılıçdaroğlu, “Temiz siyaseti hayata geçireceğiz. Temiz siyasete öncülük yapacak olanların da kadınlar olduğunu hiç kimse unutmasın. Temiz siyasetin öncülüğünü kadınlar yapacak, güzel siyasetin öncülüğünü kadınlar yapacak.” diye konuştu.

CHP'nin sorunları gündeme taşıyan ve çözüm geliştiren bir siyasi parti olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, “Cumhuriyet Halk Partisi bir çıkar partisi değildir, bir menfaat partisi değildir. Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkede yaşayan insanların huzur içinde yaşamasını, herkesin evinde huzur olmasını isteyen bir partidir.” ifadelerini kullandı.

“Amasya Suluova Şeker Fabrikası'nı Kapatırsanız İki Elimiz Yakanızda Olur”

Amasya Suluova Şeker Fabrikası'nın ekonomik sorunlarını gündeme getiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, fabrikanın kapanma noktasına gelmesinin iktidarın ekonomi politikalarından kaynaklandığını ileri sürdü.

Fabrikanın sorunlarının araştırılması amacıyla CHP milletvekilleri ve Merkez Yönetim Kurulu üyelerinden oluşan bir heyetin bölgeye gönderildiğini belirten Kılıçdaroğlu, heyetin Pancar Ekicileri Kooperatifi, Suluova Ziraat Odası, Kırmızı Et Üreticileri Birliği ile Suluova Ticaret ve Sanayi Odasını ziyaret ettiğini aktardı.

1955 yılında hizmete açılan fabrikanın yaklaşık 70 bin ortağı bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “70 bin kişinin bir araya gelip de bir fabrikayı kurması ve bu fabrikayı aradan uzun yıllar geçmesine karşın sürekli çalıştırması, istihdam yaratması büyük bir olaydır.” dedi.

Fabrikanın üretim kapasitesine ilişkin bilgiler paylaşan Kılıçdaroğlu, tesiste 890 kişinin çalıştığını, yıllık 35 bin ton melas, 80 bin ton şeker, 18 milyon litre etanol ve 180 bin ton yaş küspe üretildiğini kaydetti.

Amasya, Çorum, Samsun ve Tokat ekonomilerinin fabrikadan doğrudan etkilendiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Bir devlet, bir iktidar var olan fabrikasını kapatmaz. Bacası tüten bir fabrika kapatılmaz. 70 bin kişinin ortak olduğu bir fabrika kapatılamaz. El atılması lazım, düzeltilmesi lazım.” açıklamasında bulundu.

“Şekerin Maliyeti 56 Lira, Satış Fiyatı 31 Lira”

Fabrikanın karşı karşıya bulunduğu ekonomik tabloya ilişkin rakamlar paylaşan Kılıçdaroğlu, 2023 yılında bir kilogram şekerin üretim maliyetinin 17 lira 77 kuruş, satış fiyatının ise 18 lira 4 kuruş olduğunu söyledi.

2026 yılında üretim maliyetinin kilogram başına 56 lira 74 kuruşa yükseldiğini, satış fiyatının ise 31 lira 51 kuruşta kaldığını belirten Kılıçdaroğlu, bu fiyatlandırmayla üretimin sürdürülemeyeceğini savundu.

Kılıçdaroğlu, “Buradan devleti yöneten bütün yetkililere sesleniyorum: 70 bin kişinin ortak olduğu, binlerce kişinin geçim kaynağı olan bu fabrikayı kapatırsanız iki elimiz yakanızda olur.” ifadelerini kullandı.

Fabrikanın yaşadığı sorunların çalışanlardan veya üreticilerden kaynaklanmadığını ileri süren Kılıçdaroğlu, “Bu fabrikayı kapanma noktasına getiren çalışanlar değil, 70 bin ortak da değil, pancar üreticileri de değil; iktidarın izlediği ekonomik politikalar.” dedi.

CHP Grup Başkanı ve grup başkanvekillerine de seslenen Kılıçdaroğlu, fabrikanın durumunun TBMM gündemine taşınmasını istedi.

“Gaziantep'te Son Bir Yılda 100 Binden Fazla İşçi İşten Çıkarıldı”

Gaziantep'te 23-24 Ekim tarihlerinde gerçekleştirdikleri ziyaretleri değerlendiren Kılıçdaroğlu, kentte esnaf, sanayici, ticaret odası temsilcileri ve zeytin üreticileriyle görüştüklerini açıkladı.

Gaziantep'in Türkiye'nin önemli sanayi merkezlerinden biri olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, makine halısı üretiminde dünya lideri olarak nitelendirdiği kentin işsizlikte Türkiye'de dördüncü sırada bulunduğunu ifade etti.

Kılıçdaroğlu, “Son bir yılda 100 binden fazla işçinin işine son verildi, son bir yılda Gaziantep'te. Hiçbir sanayici gönüllü olarak işçi çıkarmaz. Ama bir sanayici işçi çıkarıyorsa ve bu 100 binleri buluyorsa bir sorun var demektir.” dedi.

İşsizliğin temel nedeninin ekonomi politikaları olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, “Sorunu yaratanın adını söyleyeyim Gaziantepli sanayici kardeşlerime: 25 yıldır bu ülkeyi yönetenlerdir Gaziantep'i bu hale getirenler.” ifadelerini kullandı.

“Gaziantep'te 19 Şirket Konkordato İlan Etti”

Gaziantep'teki finansal sorunlara ilişkin veriler paylaşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ağustos 2026 itibarıyla kentte bankaların takipteki alacaklarının 30 milyar lirayı aştığını ileri sürdü.

Sosyal yardım alanların sayısının 500 bin ile 550 bin arasında değiştiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, 19 büyük şirketin konkordato ilan ettiğini, icra dairelerindeki dosya sayısının ise 300 bini geçtiğini belirtti.

Kılıçdaroğlu, “Bir sanayi kenti, bölgenin yüzük taşı, makine halısında dünya birincisi, Orta Doğu'yu sanayi olarak yönlendiren bir kent. Nasıl oluyor da 500-550 bin kişi yardım almadan geçinemiyor?” diye sordu.

Gaziantep'in ekonomik sorunlarının çözümü için sanayicilerin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Gaziantep'i yine eski görkemli günlerine kavuşturmak bizim görevimizdir. Biz bunu yapacağız, birlikte yapacağız.” dedi.

“Fındık Türkiye İçin Stratejik Üründür”

Karadeniz Bölgesi'ndeki fındık üreticilerinin sorunlarını gündeme taşıyan Kılıçdaroğlu, fındığın Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir tarım ürünü olduğunu vurguladı.

Geçen yıl kilogram fiyatının 350 lira olduğunu belirttiği fındıkta, 2026 yılı için taban fiyatın 250 lira açıklandığını, piyasa fiyatının ise 150 liraya kadar gerilediğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, “Fındık bizim için stratejik üründür; bakın altını çizeyim, Türkiye Cumhuriyeti Devleti için fındık stratejik üründür, dünyada bir numarayız.” ifadelerini kullandı.

Fındık üreticilerinin haklarını araması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Ben ağlayın demiyorum, ben hakkınızı arayın diyorum. Fındık bahçesinde çalışan binler var, fındığı toplayan binler var, bunların alın teri var, emeği var.” dedi.

“Fındık Piyasasını İtalyan Firmasına Teslim Ettiniz”

Fındık fiyatlarının belirlenmesinde yabancı bir şirketin etkili olduğunu öne süren Kılıçdaroğlu, hükümetin üreticiyi koruyacak politikalar geliştirmediğini savundu.

Kılıçdaroğlu, “Karadeniz'e getirdiler İtalyan firmasını oraya koydular. Fiyatı kim belirliyor? İtalyan firması. İhracatı kim yapıyor? İtalyan firması.” ifadelerini kullandı.

Üreticilere yönelik desteğin siyasi tercihlerden bağımsız olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “Senin hakkını hukukunu oy versen de vermesen de savunacağız biz, oy versen de vermesen de.” açıklamasında bulundu.

“2026 Yılında 3 Trilyon Lira Faiz Ödendi”

Türkiye'nin bütçe politikalarını eleştiren Kılıçdaroğlu, kamu kaynaklarının üreticiler, çalışanlar ve emekliler yerine faiz ödemelerine ayrıldığını savundu.

2026 yılında yaklaşık 3 trilyon lira faiz ödendiğini ileri süren Kılıçdaroğlu, “Bu bütçe üreticiye hizmet etti mi? Hayır. Bu bütçe memura hizmet etti mi? Hayır. Bu bütçe işçiye hizmet etti mi? Hayır. Bu bütçe fındık üreticisine, karpuz üreticisine, portakal üreticisine, limon üreticisine hizmet etti mi? Hayır.” dedi.

Kılıçdaroğlu, bütçeye ilişkin eleştirisini “Bu bütçe sadece ve sadece tefecilere hizmet etti.” sözleriyle sürdürdü.

“2027 Bütçesinde Faiz Ödemeleri Yaklaşık 4 Trilyon Lira”

TBMM'ye sunulan 2027 yılı bütçesine de değinen Kılıçdaroğlu, gelecek yıl için yaklaşık 4 trilyon liralık faiz yükü öngörüldüğünü belirtti.

Kılıçdaroğlu, söz konusu tutarın aylık yaklaşık 331 milyar, haftalık 76 milyar ve günlük 11 milyar liraya karşılık geldiğini ifade etti.

Faiz yükünün saatlik 453 milyon, dakikalık 7,5 milyon ve saniyelik 126 bin lira düzeyinde olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “Bu iktidar, Saray iktidarı kime hizmet ediyor? Tefecilere hizmet ediyor. Parayı kimden topluyor? Sizden topluyor.” diye konuştu.

“Türkiye Orta Doğu'da Bölgesel Güç Olmak Zorundadır”

Dış politika başlığında Orta Doğu'daki gelişmeleri değerlendiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin bölgesel etkinliğini artırması gerektiğini vurguladı.

Kılıçdaroğlu, “Bölgenin dominant gücü, en önemli gücü, etkili gücü kim olacak? Türkiye Cumhuriyeti Devleti olacak.” ifadelerini kullandı.

Orta Doğu'daki güç dengelerinin değiştiğini belirten Kılıçdaroğlu, bölgedeki gelişmelerin Türkiye açısından yeni sorumluluklar ortaya çıkardığını savundu.

Kılıçdaroğlu, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir bölgesel güç olmak zorundadır. Kendi dar sınırlarınız içine kendinizi hapsedemezsiniz. Bölgesel güç olacaksınız; ekonomisiyle, kültürüyle bütün alanda söz sahibi olacaksınız.” dedi.

Türkiye'nin yalnızca askeri değil, ekonomik ve kültürel araçlarla da bölgesel etkinlik sağlaması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, Türk dizilerinin Şam, Mekke, Azerbaycan, Özbekistan ve Balkanlar gibi farklı coğrafyalarda çekilmesini istediğini dile getirdi.

“Mekke Anlaşması'nı Türkiye'nin Bölgesel Çıkarları Açısından Değerlendirdik”

Mekke Anlaşması'na ilişkin eleştirilere yanıt veren Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin bölgesel barış ve istikrara katkı sunması gerektiğini belirtti.

Yemenli yetkililerle görüştüğünü açıklayan Kılıçdaroğlu, “Mekke Anlaşması için Türkiye oraya geliyorsa o bölgede barışı sağlamak için geliyordur, bundan emin olun.” dediğini aktardı.

Anlaşmanın asker gönderilmesi anlamına gelmediğini savunan Kılıçdaroğlu, “Kardeşim biz asker mi gönderdik? Hayır. Sözleşmede asker mi var? Hayır. Biz oturduk, didik ettik, belli konularda muhalefetimiz var, evet onu da söyledik, tutanaklara geçirdik.” ifadelerini kullandı.

Dış politikada Türkiye'nin ulusal çıkarlarının esas alınması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Dış politika milli olmak zorundadır. Dış politikada iktidar-muhalefet olmaz, dış politikada Türkiye'nin çıkarları esas alınır.” açıklamasında bulundu.

“Fon Vurgununda Tutar 187 Milyar 653 Milyon Liraya Ulaştı”

Konuşmasının önemli bir bölümünü finans piyasalarındaki usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarına ayıran Kılıçdaroğlu, kamu görevlileri ile siyasetçilerin bazı finansal işlemlerde birlikte hareket ettiğini ileri sürdü.

Fon piyasalarında yaşandığını iddia ettiği usulsüzlüklerin büyüklüğüne dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “Kirli siyasetçilerle kirli bürokratlar el ele verdiler, devletin kurumlarında vatandaşı soydular.” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, “Resmî açıklamalara göre fon vurgununun tutarı 187 milyar 653 milyon lira. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bugüne kadar en büyük soygunu.” dedi.

Fon piyasalarındaki iddiaların küçük yatırımcıları da etkilediğini belirten Kılıçdaroğlu, devletin yatırımcılara yönelik taahhütlerinin yerine getirilmediğini savundu.

“Bir Milyon Lira Sözü Verildi, Ortalama 250 Bin Lira Ödendi”

Finansal usulsüzlük iddialarının ardından küçük yatırımcıların zararlarının karşılanacağı yönünde açıklamalar yapıldığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, verilen sözlerin tutulmadığını ileri sürdü.

37 kişinin toplam 18 milyar lira iade ettiğini belirten Kılıçdaroğlu, yatırımcılara bir milyon liraya kadar ödeme yapılacağı açıklanmasına rağmen kişi başına ortalama 250 bin lira ödendiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, “Bir devlet düşünün, o devleti yöneten siyasi otoriteyi düşünün ve o siyasi otoritenin televizyonların karşısına, halkın karşısına çıkıp 'Ben küçük tasarrufçuyu koruyacağım, onların 1 milyon liraya kadar olan alacaklarını ödeyeceğim' sözünü verecek ama ödeyeceği para 250 bin lira olacak.” ifadelerini kullandı.

Devlet yönetiminde verilen sözlerin yerine getirilmesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Devlet söz verdi mi, yöneten siyasi otorite söz verdi mi sözünün arkasında kapı gibi durmak zorundadır.” dedi.

“Haksız Kazanç Elde Ettiği Belirtilen 214 Kişinin Listesi Neden Açıklanmıyor”

Fon ve borsa işlemlerine ilişkin iddialar kapsamında 214 kişinin haksız kazanç elde ettiğinin açıklandığını belirten Kılıçdaroğlu, söz konusu kişilerin isimlerinin kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.

Kılıçdaroğlu, “Bakanlığın haksız kazanç elde ettiğini söylediği 214 kişinin listesi niye açıklanmıyor? Bakan söyledi: 'Borsa vurgununda haksız kazanç elde eden 214 kişi var' dedi. Niye açıklamıyorsunuz?” diye sordu.

Devlet yönetiminde şeffaflığın zorunlu olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, “Devlet saydam olmak zorundadır vatandaşına karşı. Biz sana 'Devletin sırlarını açıkla' demiyoruz, 'Çalanların kimliğini açıkla' diyoruz kardeşim, devletin sırrını değil.” açıklamasında bulundu.

Kamu şirketlerinin de finansal işlemlerden zarar gördüğünü öne süren Kılıçdaroğlu, Türkiye Sigorta Anonim Şirketinin 15 milyar liranın üzerinde kayba uğratıldığını iddia etti.

“Borsa İstanbul Başkanı Neden Hâlâ Görevde”

Finans piyasalarındaki usulsüzlük iddialarıyla ilgili kurum yöneticilerinin sorumluluğunun araştırılması gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, Borsa İstanbul ve diğer finansal düzenleme kurumlarının yöneticilerine yönelik eleştirilerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sorumlular hakkında işlem yapılacağı yönündeki açıklamasını hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Ucu nereye varırsa varsın, kimin sorumluluğu varsa gereği yapılacak, dedi. Biz de bunu bekliyoruz. Kimin sorumluluğu varsa ucu nereye giderse gitsin bunun açığa çıkması lazım.” ifadelerini kullandı.

Borsa İstanbul Başkanı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı, Takasbank Başkanı ile Merkezi Kayıt Kuruluşunun yöneticilerinin görevlerini sürdürmesini eleştiren Kılıçdaroğlu, “Önce bunların istifa etmesi lazım, önce bunların istifa etmesi lazım.” dedi.

Borsa İstanbul Genel Müdürünün suç örgütüne üye olma ve rüşvet suçlamalarıyla gözaltına alındığını belirten Kılıçdaroğlu, diğer yöneticilerin görevde kalmasının nedenlerinin açıklanmasını istedi.

“Yolsuzluğa Karışan Siyasetçilerin Dokunulmazlıkları Kaldırılmalı”

Finans piyasalarındaki iddiaların siyasi bağlantılarının da araştırılması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, yolsuzluk yaptığı tespit edilen siyasetçilerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını istedi.

Kılıçdaroğlu, “Bu çapta büyük bir dolandırıcılıkta siyasetçinin eli olmazsa olmaz. Siyasetçi bu işin içindedir ve bu siyasetçilerin de, dolandırıcı siyasetçilerin de dokunulmazlıklarının süratli bir şekilde kaldırılması lazım.” ifadelerini kullandı.

TBMM'nin yolsuzlukla mücadelede sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Eğer burası Gazi Meclis'se, eğer burası Mustafa Kemal Atatürk'ün ve arkadaşlarının kurduğu bir Meclis'se, eğer Cumhuriyetin ilan edildiği bir Meclis'se yolsuzluk yapanların, hırsızlık yapanların bu Meclis'in çatısı altında yeri yoktur.” dedi.

Bazı borsa hisselerinde beş ay içinde yüzde 1424 düzeyinde artış yaşandığını öne süren Kılıçdaroğlu, bu işlemlerin yeterince denetlenmediğini savundu.

“Bütün Siyasi Partiler Siyasi Ahlak Kanunu İçin Bir Araya Gelmeli”

Yolsuzluk iddialarının kapsamlı biçimde araştırılması gerektiğini belirten CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bütün siyasi partilere ortak hareket etme çağrısında bulundu.

Kılıçdaroğlu, “Fon vurgunu yapanların ne kimliğine, ne partisine, ne bulunduğu yere bakılmaksızın hepsinin listelerinin açıklanması ve bunların örgütlü suç kapsamında yargılanması lazım.” ifadelerini kullandı.

Siyaset ve bürokrasi arasındaki ilişkilerin şeffaflaştırılması gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, “Artık bu yolsuzluğun geldiği yer sıradan bir yer değil. Devletin içindeki bürokratlarla siyasetçiler el ele verip vatandaşı soyuyorsa artık şapkamızı önümüze koyup düşünmek zorundayız ve şunu söylemek zorundayız: Siyaset kirlilikten arınmalı.” dedi.

Siyasi parti genel başkanlarına seslenen Kılıçdaroğlu, “Hep beraber gelin bu yüce Meclis'in çatısı altında güzel bir Siyasi Ahlak Kanunu çıkaralım. Ahlaklı insanlar buraya gelsin. Hırsızın burada ne işi var? Yolsuzluk yapanın ne işi var? İhale takipçisinin ne işi var?” açıklamasında bulundu.

“Yolsuzluk Yapan Belediye Başkanı Derhal İstifa Etsin”

CHP'li belediye başkanlarına yönelik mesajlar da veren Kılıçdaroğlu, yolsuzluk yaptığı belirlenen kişilerin parti kimliğini kullanmaması gerektiğini vurguladı.

Kılıçdaroğlu, “Eğer bir belediye başkanı yolsuzluk yapmışsa sakın ama sakın CHP logosunu kullanmasın, 'CHP'liyim' demesin. Derhal istifa etsin, gideceği yer bellidir.” ifadelerini kullandı.

CHP'nin kamu kaynaklarının korunması konusunda taviz vermeyeceğini savunan Kılıçdaroğlu, “Bize halkı için çalışan, 5 kuruşa tenezzül etmeyen onurlu insanlar lazım.” dedi.

“Siyaset Kirlilikten Arınırsa Hepimiz Kazanacağız”

Esnaf, sanayici, çiftçi, kamyon ve taksi şoförlerinin ekonomik sorunlarına da değinen Kılıçdaroğlu, özellikle sınır kapılarında sorun yaşayan tır şoförlerine destek veren CHP milletvekillerinin çalışmalarını hatırlattı.

Kılıçdaroğlu, “Biz derdi olanın yanındayız, parası olanın değil. Derdi olanın yanındayız, sorunu olanın yanındayız. Onlarla beraber onların sorunlarına çözüm üretmek için yemin etmişiz biz.” diye konuştu.

Siyasi Ahlak Kanunu'nun toplumun bütün kesimlerinin yararına olacağını savunan Kılıçdaroğlu, “Siyaset kirlilikten arınırsa hepimiz kazanacağız, hepimiz. Taksi şoförü daha fazla kazanacak, sanayici daha fazla kazanacak, çiftçi daha fazla kazanacak, esnaf daha fazla kazanacak. Herkesin emeği, alın teri değerli olacak.” ifadelerini kullandı.

“Doğu Akdeniz'deki Haklarımızı Savunacağız”

Konuşmasının son bölümünde Türkiye'nin dış politika ve egemenlik haklarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, CHP'nin tarihsel dış politika yaklaşımını anlattı.

Kıbrıs Barış Harekâtı'na atıfta bulunan Kılıçdaroğlu, dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in tutumunu hatırlatarak Türkiye'nin dış baskılar karşısında bağımsız kararlar alması gerektiğini savundu.

Kılıçdaroğlu, “Doğu Akdeniz'de haklarımız var. Biz bunu niye söylüyoruz? Libya ile yapılan anlaşma. Akdeniz'de haklarımız var. O nedenle dış politikada günlük siyasi olaylar görüşülmez, milli olmak zorundadır.” dedi.

CHP'nin üretimi, emeği ve sosyal adaleti esas alan bir siyasi anlayışı savunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Alın teri dökenlerin partisidir Cumhuriyet Halk Partisi. Hırsızlara, tefecilere, yolsuzluk yapanlara meydan okuyan parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir.” ifadelerini kullandı.

Konuşmasını partililere seslenerek tamamlayan Kılıçdaroğlu, “Yeni dünya düzeni içinde hep beraber güçlü, alnı açık, yolda yürürken özgüveni yüksek her CHP'linin alnından öpüyorum. Hepinize selamlar, saygılar sunuyorum.” dedi.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0