CHP Grup Başkanı Faik Öztrak: “Finansal skandal için Meclis araştırma komisyonu kurulmalıdır”

CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, 21 Eylül 2026'da TBMM'de düzenlediği basın toplantısında sermaye piyasalarında yaşandığını söylediği gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Fonların tasfiye sürecinden yatırımcı zararlarının karşılanmasına, düzenleyici kurumların sorumluluğundan siyasi ve bürokratik bağlantı iddialarına kadar bir dizi başlıkta değerlendirme yapan Öztrak, CHP Grubu'nun Meclis araştırma komisyonu kurulması için TBMM'ye önerge sunduğunu açıkladı.

Eyl 21, 2026 - 13:18
 0  1
CHP Grup Başkanı Faik Öztrak: “Finansal skandal için Meclis araştırma komisyonu kurulmalıdır”

CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, 21 Eylül 2026 Pazartesi günü TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, sermaye piyasalarında yaşandığını belirttiği gelişmeler ve bazı fonlara ilişkin tasfiye kararları hakkında açıklamalarda bulundu. Yaşananları “finansal rezalet” ve “finansal cinayet” ifadeleriyle nitelendiren Öztrak, düzenleyici ve denetleyici kurumların sorumluluğunun araştırılması gerektiğini söyledi.

Öztrak, konuşmasının başında üç temel soruya yanıt verilmesi gerektiğini belirterek, “Bu finansal cinayet nasıl işlendi? Ortaya çıkan zarar nasıl tazmin edilecek? Ve son olarak ve en önemlisi bu cinayetin faturası kimlere kesilecek?” ifadelerini kullandı.

“Finansal cinayet geliyorum demiş”

Bazı fonlar ile fiili dolaşımı düşük hisseler arasındaki ilişkiye daha önce piyasa profesyonelleri ve uluslararası endeks sağlayıcılarının dikkat çektiğini öne süren Öztrak, ekonomi yönetiminin de risklerden haberdar olduğunu savundu.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in Kasım 2025'te bazı fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığını bildiklerini söylediğini aktaran Öztrak, SPK'nin de 2025'in son çeyreğinde bazı fonların fiili dolaşımı düşük hisselerin fiyatlarını ekonomik gerçeklerle açıklanamayacak şekilde hareket ettirdiğine ilişkin tespitlerde bulunduğunu ileri sürdü.

Öztrak, “Hazine ve Maliye Bakanı bildiklerini söylemiş. Sermaye Piyasası Kurulu tespit etmiş. Piyasa profesyonelleri ve endeks sağlayıcıları da uyarmış. Finansal cinayet geliyorum demiş.” dedi.

Fonlar ile hisseler arasındaki mekanizmayı anlattı

Öztrak'ın anlatımına göre sistem, dar bir yatırımcı grubuna açık fonların fiili dolaşımı ve işlem hacmi düşük hisselerde yoğun alım yapmasıyla başladı. Hisse fiyatları yükseldikçe fonların kağıt üzerindeki değerinin arttığını belirten Öztrak, yüksek getiri görüntüsünün yeni yatırımcıları çektiğini ve gelen paranın tekrar aynı hisselere yönlendirildiğini savundu.

Öztrak, “Böylece ortada gerçek bir değer artışı olmadan hisse fiyatı fonu, fon da hisse fiyatını şişiriyor. Tam bir finansal saadet zinciri kuruluyor.” ifadelerini kullandı.

Yeni yatırımcı girişinin yavaşlaması halinde fonların nakit ihtiyacıyla karşı karşıya kaldığını söyleyen Öztrak, fiyatı yükselmiş hisselerin teminat gösterilerek para piyasası fonlarından kısa vadeli borç alındığını ileri sürdü. Hisse fiyatlarının düşmesiyle teminatların da değer kaybettiğini belirten Öztrak, bunun para piyasası fonlarına kadar uzanan bir likidite sorunu oluşturduğunu savundu.

“Riskten kaçınan vatandaşın sırtına yükleniyor”

Para piyasası fonlarında tasarruflarını tutan vatandaşların da süreçten etkilendiğini belirten Öztrak, “Saadet zincirinin riskleri, riskten kaçınan, bunun için de para piyasası fonlarına giden vatandaşın sırtına yükleniveriyor.” dedi.

Öztrak, birkaç fonda başlayan sorunun finansal sistemin tamamına yayılabilecek bir güven krizine dönüşme riski taşıdığını savundu. Merkez Bankasının güven krizini yatıştırmak amacıyla bir günde 5 milyar dolarlık döviz rezervi kullandığını, Türkiye Varlık Fonu'nun da borsadaki düşüşü sınırlamak amacıyla alım yaptığını öne süren Öztrak, Varlık Fonu'nun kullandığı kaynağın da açıklığa kavuşturulmasını istedi.

MSCI'ın Türkiye piyasasına ilişkin açıklamalarına da değinen Öztrak, uluslararası piyasalardaki güven kaybının Türkiye'nin dış finansmana erişimi açısından sonuçları olabileceğini söyledi.

Öztrak, Türkiye'nin önündeki 12 ayda 248 milyar dolarlık dış borç ödemesi bulunduğunu, Orta Vadeli Program'da gelecek yıl için öngörüldüğünü söylediği 39 milyar dolarlık cari açıkla birlikte brüt dış finansman ihtiyacının 287 milyar dolara ulaştığını belirtti.

Tasfiye edilen fonlardaki yatırımcıların durumunu gündeme getirdi

Öztrak, SPK'nin 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verdiğini belirterek, bu fonlardaki yatırımcı sayısı, toplam varlık miktarı ve tasfiye sonunda yatırımcılara geri dönebilecek tutarın kamuoyuna açıklanmasını istedi.

Yabancı bir haber ajansının verilerini aktaran Öztrak, tasfiyeye konu fonlarda 353 bin yatırımcının 891 milyar liralık, yaklaşık 21,4 milyar dolarlık yatırımının bulunduğunun öne sürüldüğünü söyledi. Öztrak ayrıca, söz konusu varlıkların önemli bölümünün fiili dolaşımı düşük bazı hisselerde yoğunlaştığı yönünde piyasa tahminleri bulunduğunu aktardı.

Öztrak, olası yatırımcı zararlarının kamu kaynaklarından karşılanmasına karşı olduklarını belirterek, “Kârlar manipülatörlere, zarar millete anlayışını asla kabul etmiyoruz.” dedi.

“Önce haksız kazançlar geri alınmalıdır”

Soruşturma kapsamında dört şüphelinin tutuklandığını, 51 kişi hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve mal varlıklarına yönelik tedbir kararı bulunduğunun Adalet Bakanı tarafından açıklandığını aktaran Öztrak, daha sonra başka gözaltıların da gerçekleştirildiğini söyledi. Bir katılım finansman şirketine ilişkin soruşturma kapsamında 25 gözaltı kararı daha verildiğini belirten Öztrak, soruşturmanın kapsamının geniş tutulmasını istedi.

Öztrak, fon sahipleri, portföy yönetim şirketlerinin yöneticileri, ilişkili şirketlerin sahip ve yöneticileri ile olağan dışı kazanç elde ettiği ileri sürülen kişilerin de incelenmesi gerektiğini söyledi.

ABD'deki Madoff davasını örnek gösteren Öztrak, bağlantılı kişi ve şirketlere aktarılan paraların takip edildiğini ve geri alınan haksız kazançların mağdur yatırımcıların zararlarının karşılanmasında kullanıldığını anlattı.

Öztrak, “Hukuk parayı gittiği yere kadar takip etmelidir. Yani önce bu saadet zincirini kuranların, yönetenlerin, koruyanların ve bu işten nemalananların malına gidilmelidir. Önce haksız kazançlar geri alınmalıdır. Fatura peşinen milletimize kesilmemelidir.” diye konuştu.

Siyasi ve bürokratik sorumlulukların araştırılmasını istedi

Soruşturmanın yalnızca fon yöneticileri, şirket sahipleri ve piyasa oyuncularıyla sınırlandırılmaması gerektiğini savunan Öztrak, düzenleyici ve denetleyici kurumlarda görev yapanların sorumluluğunun da araştırılması çağrısında bulundu.

Basında yer alan bazı iddialara değinen Öztrak, tasfiyeye alınan fonlardan birinin yatırımcılara açılmadan önce 12 kişinin elinde bulunduğunun ve işlemlerle fon değerinin yükseltildiğinin iddia edildiğini aktardı. Öztrak, “Bu 12 kişi kimdir? Bunlar kimlerle bağlantılıdır?” diye sordu.

Tasfiyeye alınan fonları yöneten şirketlerde geçmişte kamu görevlerinde bulunmuş veya kamu görevlileriyle bağlantılı isimler olduğuna ilişkin iddiaları da gündeme getiren Öztrak, bu görev veya ilişkilerin tek başına suç teşkil etmeyeceğinin altını çizdi.

Öztrak, “Elbette bu görevde bulunmak ya da bu kişilerin bir şirkette yöneticilik yapması tek başına suç olarak kabul edilemez.” diyerek, buna karşın siyasi ve bürokratik bağlantıların düzenleyici kurumların zamanında harekete geçip geçmemesinde etkili olup olmadığının araştırılması gerektiğini savundu.

SPK ve Borsa İstanbul yöneticileri için soruşturma çağrısı

Manipülatif işlemlerin yapıldığı ileri sürülen dönemde SPK, Borsa İstanbul ve ilgili denetim birimlerinde görev yapan eski ve mevcut yöneticilerin sorumluluklarının araştırılmasını isteyen Öztrak, “Bu kişilerin önlerine hangi inceleme ve denetim raporları geldi? Bunlar hangi uyarıları aldılar? Bu uyarılar üzerine hangi işlemleri yaptılar? Yapmaları gerekeni yapmadılarsa neden yapmadılar?” sorularını yöneltti.

Öztrak, ilgili belgelerin, denetim raporlarının, yönetim kurulu kararlarının ve talimatların yargı tarafından incelenmesi gerektiğini belirterek, görevi ihmal veya kötüye kullanma kapsamında idari ya da cezai sorumluluk bulunup bulunmadığının soruşturulmasını istedi.

“Meclis derhal duruma el koymalıdır”

Soruşturmayı yürütecek makamlarla incelenmesi gerektiğini düşündüğü kurumlar arasında çıkar çatışması şüpheleri bulunduğunu ileri süren Öztrak, soruşturmanın tarafsızlığının güvence altına alınması gerektiğini söyledi.

Öztrak, “Biz hiç kimseyi peşinen suçlu ilan etmek istemiyoruz. Suçla isnat etmek istemiyoruz. Ancak böylesine büyük bir finansal skandalda soruşturmanın yalnızca tarafsız olması yetmez, tarafsızlığından da hiçbir şekilde kimsenin kuşku duymaması gerekir.” ifadelerini kullandı.

Bu nedenle TBMM bünyesinde bütün siyasi partilerin temsil edildiği bir araştırma komisyonu kurulmasını isteyen Öztrak, komisyonun manipülasyon iddialarının başlangıcını, haksız kazanç sağladığı öne sürülen kişileri, içeriden öğrenenlerin ticareti ihtimalini, düzenleyici kurumların müdahalelerini ve siyasi-bürokratik bağlantı iddialarını incelemesi gerektiğini belirtti.

CHP Meclis araştırması önergesini TBMM'ye sundu

Öztrak, CHP Genel Başkanı'nın başkanlığında yapılan toplantının ardından CHP Grubu'nun harekete geçtiğini belirterek, “Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak yukarıda dile getirdiğimiz hususlarda, 7 soru altında özetlediğimiz açıklamamız çerçevesinde bir Meclis araştırma komisyonu kurulmasına yönelik önergemizi Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne bugün sunduk.” açıklamasını yaptı.

Zarara uğrayan yatırımcıların kayıplarının nasıl karşılanacağı konusunda da çalışma yürüttüklerini belirten Öztrak, ekonomik gerçeklerle ve hayatın olağan akışıyla açıklanamayacağını söyledikleri aşırı kazançlardan elde edilen ve hukuken el konulabilecek varlıkların zararların finansmanında kullanılmasına yönelik dünya örneklerinin incelendiğini söyledi.

Öztrak, “Milletin tek kuruşunun söz konusu olduğu yerde korunacak olan makamlar ve kişiler değildir. Tüyü bitmedik yetimin hakkıdır. Kimse unvanına güvenmesin. Kimse makamına güvenmesin. Kimse saraydaki bağlantısına güvenmesin.” ifadelerini kullandı.

Basın toplantısının sonunda ABD'de düzenlenen Türkiye Yatırım Konferansı'na da değinen Öztrak, hükümetin ekonomi yönetimine yönelik eleştirilerini sürdürdü ve ardından gazetecilerden yalnızca toplantının ana gündemine ilişkin soruları alacağını belirterek konuşmasını tamamladı.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0