CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer: “2027 bütçesinde çiftçiden 877 milyar lira kesildi”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2027 yılı tarım bütçesinde çiftçiye verilmesi gereken destek ile ayrılan kaynak arasında 877 milyar liralık fark bulunduğunu belirtti. Çiftçilerin bankalara olan borcunun 1 trilyon 511 milyar liraya ulaştığını vurgulayan Gürer, artan üretim maliyetlerine ve düşük alım fiyatlarına dikkat çekti. Emeklilerin de gelir yetersizliği nedeniyle gıdaya erişmekte zorlandığını ifade eden Gürer, tarımda kamucu planlama ve doğrudan üretici desteği çağrısında bulundu.

Ekim 28, 2026 - 09:16
 0  1
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer: “2027 bütçesinde çiftçiden 877 milyar lira kesildi”

CHP Niğde Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu ile Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2027 yılı Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesinde çiftçiye ayrılan destekleri değerlendirdi. Tarım Kanunu'nun 21'inci maddesine göre çiftçiye verilmesi gereken desteğin 1 trilyon 112 milyar lira olduğunu belirten Gürer, doğrudan tarımsal destek için ayrılan kaynağın 235 milyar lirada kaldığını söyledi.

Aradaki 877 milyar liralık farka dikkat çeken Gürer, çiftçilerin bankalara olan borcunun 1 trilyon 511 milyar liraya ulaştığını, üreticilerin artan maliyetler ve yetersiz destekler nedeniyle borçlanarak üretimi sürdürmeye çalıştığını ifade etti.

Gürer, çiftçinin yaşadığı ekonomik sorunların tüketiciyi de etkilediğini belirterek, özellikle emeklilerin gelir yetersizliği nedeniyle pazarda ve markette gıdaya erişmekte güçlük çektiğini kaydetti.

“ÇİFTÇİYE VERİLMESİ GEREKEN DESTEK 1 TRİLYON 112 MİLYAR LİRA”

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 2027 yılı bütçesinin 740 milyar lira olarak açıklandığını hatırlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımsal desteklerin değerlendirilmesinde yasal düzenlemenin esas alınması gerektiğini belirtti.

Gürer, “Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 2027 yılı bütçesi 740 milyar lira olarak açıklandı. Ancak çiftçiye verilmesi gereken desteği değerlendirirken Tarım Kanunu'nun 21'inci maddesine bakmak gerekiyor. Bu madde, milli gelirin yüzde 1'inin tarımsal destek olarak çiftçiye verilmesini öngörüyor.” dedi.

“KANUN ÇOK AÇIK, KAFA KARIŞTIRMAYA GEREK YOK”

Tarım Kanunu'nun ilgili maddesini hatırlatan Gürer, tarımsal destekler konusunda farklı bütçe kalemlerinin bir arada değerlendirilmesinin doğru olmadığını ifade etti.

Gürer, “Tarım Kanunu'nun 21'inci maddesinde, 'Tarımsal destekleme programlarının finansmanı, bütçe kaynaklarından ve dış kaynaklardan sağlanır. Bütçeden ayrılacak kaynak, gayrisafi millî hasılanın yüzde birinden az olamaz.' denilmektedir. Kanun çok açık, kafa karıştırmaya gerek yok.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın Plan ve Bütçe Komisyonundaki açıklamasına işaret eden Gürer, “Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Plan ve Bütçe Komisyonunda yaptığı konuşmada 2027 yılında bütçede tarımsal destek programları için 235 milyar lira ayrıldığını açıklamıştır. Tarım Kanunu'na göre çiftçimize verilmesi gereken destek verilmemektedir.” diye konuştu.

“2027 BÜTÇESİNDE 877 MİLYAR LİRALIK FARK VAR”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yasal düzenlemeye göre hesaplanan destek miktarı ile bütçede yer alan doğrudan destek tutarı arasındaki farkın çiftçinin aleyhine olduğunu savundu.

Gürer, “2027 yılı için Tarım Kanunu'nun 21'inci maddesine göre çiftçiye verilmesi gereken destek 1 trilyon 112 milyar liradır. Ancak Cumhurbaşkanlığı programında doğrudan tarımsal destek için ayrılan kaynak 235 milyar liradır. Aradaki fark 877 milyar liradır. Bu kaynak çiftçiye ayrılmıyor.” dedi.

“ÇİFTÇİNİN BANKALARA BORCU 1 TRİLYON 511 MİLYAR LİRA”

Tarımsal üretimde yaşanan finansman sorununa dikkat çeken Gürer, üreticilerin yeterli desteğe ulaşamadıkları için bankalara borçlanmak zorunda kaldıklarını belirtti.

Gürer, “Ülkemizde çiftçilerin bankalara olan borcu 1 trilyon 511 milyar liraya ulaşmış durumda. Çiftçiye gerekli ve yeterli destek verilmiyor. Üretici, üretime başlamadan önce ihtiyaç duyduğu kaynağı bulamıyor. Üretim döneminde de yeterli desteği alamıyor. Sonuçta çiftçi borçlanmak zorunda kalıyor.” ifadelerini kullandı.

Tarım Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden bu yana oluşan destek farkına da değinen Gürer, “Tarım Kanunu çıktığından bu yana çiftçiye verilmesi gereken desteklerle fiilen verilen destekler arasındaki fark 2 trilyon lirayı aşmış durumda. Çiftçiye hakkı olan destek zamanında verilseydi üretici bu kadar borç yükü altında kalmazdı. Çiftçinin borç sorununun çözümü, üreticiyi yeterli kaynakla desteklemekten geçiyor.” dedi.

“TARIMSAL YATIRIMLAR İLE ÇİFTÇİYE VERİLEN DESTEK BİRBİRİNE KARIŞTIRILMAMALI”

Tarımsal destek miktarları açıklanırken doğrudan üreticiye verilen kaynaklarla tarımsal yatırımların ayrı değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Gürer, toplam tarım harcamalarının çiftçinin eline geçen destek olarak gösterilmesine karşı çıktı.

Gürer, “Bakanlık açıklama yapıyor ve tarımsal desteğin şu kadar olduğunu söylüyor. Ancak bu rakamların içinde yatırımlar da yer alabiliyor. Oysa çiftçinin doğrudan alacağı destek başka, tarıma yapılan toplam yatırım başka bir konudur.” diye konuştu.

Destek hesaplamalarının açık biçimde yapılması gerektiğini belirten Gürer, “Cumhurbaşkanlığı programında çiftçiye ayrılan doğrudan destek 235 milyar lira olarak yer alıyorsa hesabı bunun üzerinden yapmak gerekir. Tarım Kanunu'na göre verilmesi gereken 1 trilyon 112 milyar lirayla karşılaştırdığımızda, 877 milyar liralık eksiklik ortaya çıkıyor. Rakamları farklı kalemleri bir araya getirerek değerlendirmek, çiftçinin eline geçen desteği olduğundan fazla gösterir.” ifadelerini kullandı.

“DÜŞÜK ALIM FİYATLARI VE ARTAN GİRDİ MALİYETLERİ ÇİFTÇİYİ ZORLUYOR”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçinin yalnızca destek yetersizliğiyle değil, artan üretim maliyetleri ve ürün alım fiyatlarıyla da mücadele ettiğini belirtti.

Gürer, “Çiftçi yeterli desteği alamıyor. Ürettiği ürünün alım fiyatı beklentisini karşılamıyor. Gübre, yem, mazot ve diğer girdilerin maliyeti sürekli artıyor. Üretici bir yandan ürününü değerinde satmaya çalışıyor, diğer yandan borcunu ödemeye uğraşıyor. Bu koşullarda tarımsal üretimi sürdürebilmek giderek zorlaşıyor.” dedi.

Mazot maliyetlerinin üretim üzerindeki etkisine de değinen Gürer, “Geçen yıl litresi 55 lira olan mazotun fiyatı bu yıl 100 lirayı buldu. Mazot maliyetindeki bu artış, tarladaki üretim giderlerini doğrudan etkiliyor. Destekler ve alım fiyatları belirlenirken çiftçinin refahı, üretim maliyetleri ve emeğinin karşılığı dikkate alınmalıdır.” diye konuştu.

“KAMUCU PLANLAMAYA DAYALI TARIM POLİTİKASI GEREKLİ”

Türkiye'de tarımsal üretimin planlı biçimde yürütülmesi gerektiğini ifade eden Gürer, üreticinin ekim öncesinde hangi ürünü yetiştireceğini, ne kadar destek alacağını ve ürününü hangi fiyatla satacağını bilmesinin önemine dikkat çekti.

Gürer, “Bir yıl önceden hangi bölgede hangi ürünün ne kadar yetiştirileceğini planlamamız gerekiyor. Çiftçi ne ekeceğini, ürününü kaça satacağını ve ne kadar destek alacağını önceden bilmeli. Üretici, hasat döneminde ürününü satacak pazar aramak zorunda bırakılmamalı. Kamucu planlamayı esas alan bir tarım politikasına ihtiyacımız var.” dedi.

“YEM VE GÜBREDE YÜZDE 50 SÜBVANSİYON SAĞLANMALI”

Kooperatifçiliğin geliştirilmesi ve üreticilerin örgütlü yapılarla desteklenmesi gerektiğini belirten Gürer, tarımsal girdilerde maliyetleri azaltacak uygulamalara ihtiyaç olduğunu söyledi.

Gürer, “Kooperatifçilik geliştirilmeli. Üreticilerin örgütlü biçimde üretim yapması, ürünlerini değerlendirmesi ve pazarlaması desteklenmeli. Tarımdaki sorunlara kamucu bir anlayışla yaklaşılmalı. Yem ve gübrede yüzde 50 sübvansiyon sağlanmalı. Çiftçinin üretim maliyetleri düşürülmeden tarımsal üretimde sürdürülebilirliği sağlamak mümkün değildir.” ifadelerini kullandı.

Doğrudan üretici desteğinin önemine vurgu yapan Gürer, “Çiftçiye destek veriyoruz demekle çiftçinin sorunu çözülmüyor. Önemli olan, üreticinin hesabına ne kadar doğrudan destek aktarıldığıdır. Tarım Kanunu'nun öngördüğü destekler verilmeli, üretici üretimden koparılmamalı. Çiftçinin borç yükünü azaltmak, maliyetlerini düşürmek ve tüketicinin uygun fiyatla gıdaya ulaşmasını sağlamak için üreticiyi merkeze alan bir tarım politikası uygulanmalıdır.” dedi.

“EMEKLİ GIDAYA ERİŞMEKTE ZORLANIYOR”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimde yaşanan sorunların yanı sıra tüketicilerin alım gücüne de dikkat çekti. Özellikle emeklilerin gelirlerinin gıda fiyatları karşısında yetersiz kaldığını belirten Gürer, ürün bolluğunun tüketicinin sofrasına aynı ölçüde yansımadığını ifade etti.

2025 yılında yaşanan zirai don nedeniyle meyve üretiminde önemli kayıplar oluştuğunu hatırlatan Gürer, 2026 yılında hava koşullarının daha elverişli gitmesiyle meyve üretiminde artış yaşandığını söyledi.

Gürer, “Geçen yıl zirai don nedeniyle çok önemli bir ürün kaybı yaşandı. Bu yıl havalar iyi gitti. Ürün ağaçta kaldı. Rafta, pazarda ürün fiyatları emekli gelirine göre gerilemedi.” dedi.

“ÜRÜN VAR AMA EMEKLİNİN CEBİNDE ALACAK PARA YOK”

Üreticinin ürününü satmakta, emeklinin ise ihtiyaç duyduğu gıdayı almakta zorlandığını vurgulayan Gürer, tarım ve gelir politikalarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

Gürer, “Ürün var. Üretici ürün satamadığı yerde emeklinin cebindeki gelir, istediği ürünü almasına yetmiyor.” ifadelerini kullandı.

Çiftçinin borçla üretim yapmaya çalıştığını, emeklinin ise gıda alışverişinde gelir yetersizliği yaşadığını belirten Gürer, tarımsal desteklerin artırılması, üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve tüketicinin uygun fiyatlı gıdaya ulaşmasının sağlanması gerektiğini kaydetti.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0