DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: “Yolsuzluk kanser gibi metastaz yaptı, bütün sisteme yayıldı”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Antalya’da iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda yolsuzlukların Türkiye ekonomisine verdiği zarara dikkat çekti. “Öyle bir iki tane göstermelik yargı operasyonuyla kimseyi aldatamazsınız.” diyen Babacan, yolsuzluğun ülke için bir beka meselesine dönüştüğünü belirterek iktidara yasal düzenleme, topluma ise sessiz kalmama çağrısında bulundu.

Kasım 6, 2026 - 10:19
 0  1
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: “Yolsuzluk kanser gibi metastaz yaptı, bütün sisteme yayıldı”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Antalya’da düzenlenen Forum X toplantısına katıldı. İş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle kahvaltıda bir araya gelen Babacan, Türkiye’deki yolsuzluk iddiaları, fon dolandırıcılığı, kamu ihaleleri, imar rantları ve ekonomide yaşanan kayıplara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yolsuzluğun ülke ekonomisini doğrudan etkileyen bir boyuta ulaştığını savunan Babacan, iktidarın göstermelik operasyonlarla mücadele yürüttüğü izlenimi oluşturamayacağını söyledi.

Babacan, “Yolsuzluk bu ülkede kanser hücresi gibi metastaz yapmış şekilde bütün vücuda yayılmış durumda. Öyle bir iki tane göstermelik yargı operasyonuyla kimseyi aldatamazsınız, inandıramazsınız.” ifadelerini kullandı.

“FON MESELESİNİ BİLİYORDUNUZ, NİYE BUGÜNE KADAR BEKLEDİNİZ?”

Fon dolandırıcılığına ilişkin açıklamalarda bulunan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, ilgili bakanlıkların geçmişte yapılan uyarılara rağmen zamanında harekete geçmediğini öne sürdü.

Babacan, şunları söyledi:

“Bu fon meselesi ya dört yıldır vardı. Adalet Bakanı, ‘İki sene önce bu iş bize gelmişti.’ diyor. Hazine ve Maliye Bakanı bir sene önce ‘Fonda manipülasyonun farkındayız.’ diyor. Peki niye bir şey yapmıyorsunuz? Niye bugüne kadar beklediniz? Niye bu kadar şişti, şişti, şişti de ondan sonra bu kadar büyük bir maliyet olarak bu ülkenin sırtına yüklediniz?”

Yolsuzlukların artık bireysel kazançlarla sınırlı bir mesele olmaktan çıktığını belirten Babacan, ekonomik etkilerinin toplumun tamamını ilgilendirdiğini ifade etti.

“ÇALINANLAR O KADAR BÜYÜDÜ Kİ MEMLEKETİN EKONOMİSİNİ VURDU”

Yolsuzluk konusunda açık bir toplumsal tartışma başlatılması gerektiğini söyleyen Babacan, bazı yöneticilerin geçmişte kullandığı ifadeleri de eleştirdi.

Babacan, şöyle konuştu:

“Artık bundan sonra arkadaşlar, biz bu yolsuzluğu konuşmak zorundayız bu memlekette. Açık açık konuşmak zorundayız. Çünkü artık yolsuzluğun boyutu ülkenin ekonomisine büyük darbe indirecek bir şekle ulaştı. Artık ufak tefek o çalıyor, bu çalıyor, ‘Çalıyor, çalışıyor.’ diyor başkanlar değil mi? Ya da bakanlar ‘Çalıyor ama çalışıyor.’ E, çalmasın arkadaş. Çalınanlar o kadar büyüdü ki memleketin ekonomisini vurdu artık.”

“170 MİLYAR DOLARDAN FAZLA KAYIP VAR”

Yolsuzlukların ekonomik maliyetine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Babacan, halka açık şirketlerin değer kaybına dikkat çekerek Türkiye'nin toplam varlıkları üzerindeki olumsuz etkilerin daha geniş olduğunu savundu.

Babacan, şu ifadeleri kullandı:

“Daha ne kadar büyük bir zarar olmasını bekliyorsunuz ki şu yolsuzlukla mücadele konusunda gerekenler yapılsın? İşte yüz yetmiş milyar dolardan fazla kayıp var. Sadece halka açık şirketlerin değerinde bakın. Halka açık olmayan şirketlerimizi düşünün. Türkiye'deki tüm gayrimenkul piyasasını düşünün. Türkiye'nin tüm varlıklarını düşünün. Yazık değil mi bu ülkeye ya?”

Bazı çıkar gruplarının faaliyetlerinin ülke ekonomisine zarar verdiğini öne süren Babacan, iktidarın yolsuzlukla mücadele konusunda samimiyetini somut adımlarla göstermesi gerektiğini belirtti.

“Bir menfaat şebekesi üç beş kişi cebini dolduracak diye bu koskoca ülkenin ekonomisine büyük bir darbe vurdular. Zarar verdiler, veriyorlar. Onun için bugünden tezi yok artık bu iktidarın şu yolsuzlukla mücadele konusundaki samimiyetini ortaya koyması lazım.”

“YOLSUZLUKLA MÜCADELENİN ADRESİ MECLİS'TİR”

Yolsuzlukla mücadelede belediyelerin tek başına sorumlu tutulamayacağını belirten DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, kalıcı çözüm için Türkiye Büyük Millet Meclisinin yasal düzenlemeler yapması gerektiğini söyledi.

Babacan, şu değerlendirmede bulundu:

“Çünkü belediyelerin kanun çıkartma imkânı yok. Kanunu Meclis çıkarıyor, Ankara çıkarıyor, Türkiye Büyük Millet Meclisi çıkarıyor. Öyle kanunlar çıkaracaksınız ki o yolsuzluğun alanını iyice daraltacaksınız.”

Yasal düzenlemelerin kamu görevlilerini hukuka aykırı taleplerden koruyacak nitelikte olması gerektiğini vurgulayan Babacan, temiz çalışmak isteyen bakanların, bürokratların ve belediye başkanlarının baskılara karşı kendilerini savunabilecekleri bir hukuk sistemine ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

“GRECO'NUN 54 ÖNERİSİNDEN SADECE 10'UNDA ADIM ATILDI”

Avrupa Konseyi bünyesindeki Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu'nun (GRECO) Türkiye'ye yönelik tavsiyelerini gündeme getiren Babacan, 2022 yılında iletilen 54 önerinin yalnızca 10'unda ilerleme sağlandığını ileri sürdü.

Babacan, şöyle konuştu:

“Türkiye Avrupa Konseyi'nin kurucu üyesi mi? Kurucu üyesi. GRECO denen bir sözleşme, yani yolsuzlukla mücadele sözleşmesi yapılmış mı? Yapılmış. Türkiye de altına imzayı atmış mı? Atmış. 2022'de GRECO demiş ki Türkiye'ye şu elli dört tane adımı atmanız gerekiyor. Üst düzey yöneticilerle alakalı, milletvekilleriyle alakalı, savcılarla alakalı, hâkimlerle alakalı.”

Yolsuzluğun yalnızca Türkiye'ye özgü olmadığını, uluslararası ölçekte ortak bir sorun olarak ele alındığını belirten Babacan, tavsiyelerin uygulanmasında gecikildiğini savundu.

“Bütün dünyada ortak bir mesele, yani sadece bizim meselemiz değil. Ve bu ortak çözüm nasıl oluşmuş? Bu elli dört tane bize listeyi sıralamış GRECO. Demiş ki bütün dünya örneklerine bakıyoruz. Şu elli dört konuda adım atmanız gerekiyor. Aradan dört yıl geçmiş, sadece on konuda adım atılmış. Dört yıldır ne yapıyordunuz siz?”

“GÖSTERMELİK GÖZALTI VE TUTUKLAMALARLA KANDIRAMAZSINIZ”

Yolsuzlukla mücadelede münferit operasyonların yeterli olmayacağını söyleyen Babacan, iktidara kapsamlı yasal reform çağrısında bulundu.

Babacan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Benim buradan iktidara çağrım acilen ve acilen. Öyle bir iki tane göstermelik gözaltı, tutuklama yetmez, kandıramazsınız. Yolsuzluk bu ülkede kanser hücresi gibi metastaz yapmış şekilde bütün vücuda yayılmış durumda. Öyle bir iki tane göstermelik yargı operasyonuyla kimseyi aldatamazsınız, inandıramazsınız.”

GRECO tavsiyelerinin henüz uygulanmadığını söylediği 44 maddesine işaret eden Babacan, “Eğer bu yolsuzluğa köklü çözüm bulmak istiyorsanız, samimiyseniz getirin şu kırk dört maddeyle ilgili ne gerekiyorsa Meclis'ten geçirelim.” dedi.

“AVRUPA BİRLİĞİ'NİN KAMU ALIMLARI MEVZUATINI UYGULAYALIM”

Kamu ihalelerinde şeffaflık sağlanması için Avrupa Birliği mevzuatının Türkiye'de uygulanmasını öneren Babacan, geçmişte bu yönde hazırlanan taslakların bulunduğunu belirtti.

Babacan, şunları kaydetti:

“Eğer samimiyseniz Avrupa Birliği'nin otuz üç faslı vardır müktesebatta. Bu otuz üç faslın bir tanesi kamu alımları faslıdır. Şu anda İngiltere'yi de dahil edersek yirmi sekiz ülke ortak kamu alım mevzuatıyla bütün kamu yatırımlarını yapmaktadır. Devlet alımlarını bu ortak mevzuatla yapmaktadır. Peki Türkiye niye bunu uygulamıyor?”

Bakanlıkların elinde gerekli düzenleme taslaklarının hazır olduğunu savunan Babacan, söz konusu çalışmaların geçmişte kendilerinin de görev aldığı dönemde hazırlandığını ifade etti.

“Ben biliyorum ki ilgili bakanların masasının üzerinde bu taslaklar hazır. Çünkü ta zamanında biz hazırlamıştık, koymuştuk. O 2013, 2014, 2015. Onları zaten kabul etmedikleri için, kabul ettiremediğimiz için biz yolları ayırdık. Baktık ki olmuyor, yürümez.”

Babacan, kamu alımlarına ilişkin düzenlemelerin kısa sürede hayata geçirilebileceğini belirterek şu çağrıyı yaptı:

“Eğer yolsuzlukla mücadelede samimiyseniz getirin Avrupa Birliği'nin kamu alımları mevzuatını Türkiye'de aynen uygulayalım. Bir ayda Meclis'ten geçer, üç ay sonra tıkır tıkır çalışmaya başlar.”

“İMAR RANTLARIYLA İLGİLİ SAĞLAM BİR VERGİ KANUNU ÇIKARALIM”

Yerel yönetimlerde imar kararları üzerinden haksız kazanç elde edildiğini öne süren Babacan, siyasi parti ayrımı gözetilmeksizin imar rantlarının denetlenmesi gerektiğini söyledi.

Babacan, şu ifadeleri kullandı:

“Samimiyseniz yolsuzlukla mücadelede gelin şu imar rantlarıyla ilgili sağlam bir vergi kanunu çıkaralım. Bu imar rantlarıyla ilgili ta ilçesinden iline belediye meclisinde parti farkı gözetmeden oy birliğiyle kabul edilen çok yanlış işler var. Çok büyük haksız kazançlar var. O haksız kazançlara aracı olanlara bu kayıt dışı rantın dağıtımı var.”

İmar uygulamalarındaki sorunların kamuoyunda bilindiğini ancak yeterince dile getirilmediğini savunan Babacan, konunun siyasi aidiyetlerden bağımsız şekilde tartışılması gerektiğini belirtti.

“HERKESİ KONUŞMAYA DAVET EDİYORUM, HEPİMİZ ZARAR GÖRÜYORUZ”

Yolsuzluk iddiaları karşısında parti içi dayanışma gerekçesiyle sessiz kalınmasını eleştiren Babacan, bütün vatandaşları ve siyasi aktörleri açık konuşmaya çağırdı.

Babacan, şöyle devam etti:

“Bunları herkes biliyor. Belki de konuşamıyordu insanlar. Ben buradan artık herkesi konuşmaya da davet ediyorum. Öyle kol kırılır yen içinde kalır. Ya bu bizim partinin başkanı. Şimdi adamcağıza zarar gelmesin. Yok öyle bir şey ya, öyle bir şey yok. Çünkü bütün memleket artık zarar görüyor. Hepimiz zarar görüyoruz.”

“SİYASİ AHLAK YASASI ÇIKARILMALI”

Yolsuzlukla mücadelenin yalnızca ceza soruşturmalarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Babacan, Kamu İhale Yasası, imar rantları ve siyasi etik alanlarında kapsamlı düzenlemeler önerdi.

Babacan, şunları söyledi:

“Elli dört maddenin kırk dördü, Kamu İhale Yasası, belediyelerdeki bu imar rantlarıyla ilgili yasal düzenleme. Bütün bunları bir de siyasi ahlak ilkeleriyle beraber taçlandırdığınızda, Siyasi Ahlak Yasası'nı da çıkarttığınızda bu ülkede yolsuzluklar çok hızlı bir şekilde azalır. Sıfıra inmez ama azalır. Çünkü dünyada yolsuzluğu sıfırlamış bir ülke de yok.”

Yolsuzluğa karşı caydırıcı yaptırımların önemine değinen Babacan, “Ben yakalanırsam arkadaş yıllarca hapisten çıkamam.” korkusunun hukuka aykırı davranışları önlemede etkili olacağını savundu.

“Bu korku olmayınca insan maalesef yanlış yollara girebiliyor. Yanlış ilişkiler içerisine girebiliyor. Dolayısıyla bu kanunun mutlaka daha sıkı bir çerçeveye alınması lazım.”

“ASIL BEKA TEHLİKESİ BUGÜN VARDIR”

Yolsuzlukların ekonomik boyutunun Türkiye'nin uluslararası gücünü de etkilediğini savunan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, güçlü ekonominin ulusal güvenlik ve dış politika açısından belirleyici olduğunu ifade etti.

Babacan, şu değerlendirmede bulundu:

“Çünkü artık bu menfaat şebekeleri, yolsuzluklar büyüdü, ülkenin topyekûn ekonomisini vuracak hale geldi. Ve artık bu ülkenin ekonomisi bir beka meselesi haline geldi. Çünkü ekonominiz güçlü değilse uluslararası ilişkilerde itibarınız olmaz, sözünüzün gücü olmaz. Söz söylersiniz, söylersiniz kimse dinlemez, dikkate almaz.”

Uluslararası ilişkilerde itibarın ekonomik ve askerî güç kadar önemli olduğunu vurgulayan Babacan, ekonomik istikrarın savunma harcamalarından nüfus dinamiklerine kadar geniş bir alanı etkilediğini belirtti.

“Halbuki itibar gerektiğinde paradan da silahtan da çok daha güçlü etki eder uluslararası ilişkilerde. Onun için ekonominiz güçlü olacak, itibarınız olacak. Ekonominiz güçlü olacak ki ülkenin nüfus dinamikleri doğru gelişsin. Ekonomimiz güçlü olacak ki savunmayla ilgili, güvenlikle ilgili harcamalar konusunda eliniz rahat olsun.”

Babacan, iktidarın sıklıkla kullandığı beka söylemine de değinerek şu ifadeleri kullandı:

“Bu ülkeyi yönetenler yıllardır beka beka diyorsa asıl beka tehlikesi bugün vardır bu ülkenin. Bu büyüyen yolsuzlukların artık ülkenin ekonomisini vurduğu, ekonominin de bir beka meselesi haline geldiği bir noktadayız.”

“YOLSUZLUĞUN KEMOTERAPİSİ BU YASALARI ÇIKARMAKTIR”

Yolsuzluğu vücuda yayılan kanser hücrelerine benzeten Babacan, çözümün köklü yasal düzenlemelerden geçtiğini söyledi.

Babacan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Artık bugünden tezi yok, ne gerekiyorsa yapılmalı. Hiç kimse bizi göstermelik yargı operasyonlarıyla kandırmasın. Bu böyle bir iki kişi meselesi değil. Bu metastaz yapmış kanser gibi hücrelerin, yolsuzluk hücrelerinin bütün sisteme yayıldığı bir tablo maalesef.”

Önerdiği yasal düzenlemelerin yolsuzlukla mücadelede etkili olacağını savunan Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunun da ilacı, bunun da kemoterapisi dediğim yasaları çıkartmaktır. O yasaları çıkarın. Hani kanser ilaçları Allah korusun bazen etkili olur, bazen etkili olmaz ama benim dediğim bu ilaç kanseri temizler atar, bir şey kalmaz vücutta. Bakarsınız tertemiz, sağlıklı bir şekilde bu ülke yoluna devam eder.”

“ÜLKEMİZ HER AN AYAĞA KALKIP YÜRÜMEYE HAZIR”

Türkiye'nin doğru politikalar ve iyi yönetimle ekonomik sorunlarını aşabilecek potansiyele sahip olduğunu belirten DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Antalya'daki açıklamalarını ülkenin geleceğine ilişkin mesajlarla tamamladı.

Babacan, “Ülkemiz çok büyük, çok güzel bir ülke ve doğru yönetildiğinde, düzgün işler yapıldığında böyle her an ayağa kalkıp yürümeye hazır, her an kanatlanıp uçmaya hazır bir ülke. Ülkemizi seviyoruz, ülkemize güveniyoruz.” dedi.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0