Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: “Bintepeler’i bundan sonra gökyüzünden de koruyacağız”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Manisa’daki Sardes Antik Kenti ve Bintepe Lidya Tümülüsleri Havadan İzleme ve Güvenlik Merkezinin açılışını gerçekleştirdi. Yaklaşık 75 kilometrekarelik alan ve 120’den fazla anıt mezar, uzun menzilli ve gece görüş kabiliyetli dronlarla izlenecek. Ersoy, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede yürütülen önleme, uluslararası iş birliği ve iade çalışmalarının ayrıntılarını da açıkladı.

Eyl 30, 2026 - 20:36
 0  0
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: “Bintepeler’i bundan sonra gökyüzünden de koruyacağız”


Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Manisa’da Sardes Antik Kenti ve Bintepe Lidya Tümülüsleri Havadan İzleme ve Güvenlik Merkezinin açılışını gerçekleştirdi. Yeni sistemle yaklaşık 75 kilometrekarelik alana yayılan ve 120’den fazla anıt mezarı barındıran Bintepeler, uzun menzilli ve gece görüş kabiliyetine sahip insansız hava araçlarıyla havadan takip edilecek.

Bakan Ersoy, açılışta yaptığı konuşmada yurt dışına yasa dışı yollarla çıkarılan kültür varlıklarının Türkiye’ye geri getirilmesinin önemli olduğunu ancak öncelikli hedeflerinin eserlerin ait oldukları topraklardan çıkarılmasını engellemek olduğunu belirtti.

Ersoy, “Bir kültür varlığını yıllar süren bir mücadelenin ardından geri getirmek büyük bir başarıdır. Asıl hedefimiz ise o eserin ait olduğu topraklardan hiç kopmamasını sağlamaktır.” dedi.

75 Kilometrekarelik Alan Havadan İzlenecek

Lidya Kralı Alyattes’in anıt mezarının da bulunduğu Bintepeler’in yaklaşık 75 kilometrekarelik geniş bir alana yayıldığını aktaran Ersoy, bölgede 120’den fazla anıt mezarın bulunduğunu kaydetti.

Ersoy, Sardes Antik Kenti ve Bintepe Lidya Tümülüsleri’nin 2025 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınmasının, bölgenin evrensel değerinin uluslararası düzeyde tescillenmesi anlamına geldiğini ifade etti.

Geçmişte bazı tümülüslerin kaçak kazılar sırasında iş makineleriyle ağır ve geri döndürülemez şekilde tahrip edildiğini hatırlatan Ersoy, geniş bir coğrafyaya yayılan kültür varlıklarının korunmasında tehdidin erken tespit edilmesi, caydırılması ve önlenmesinin önem taşıdığını belirtti.

Gece Görüşlü Dronlar Devreye Alındı

Bakan Ersoy, Bintepeler’e hâkim konumdaki Karnıyarık Tepe yakınında bulunan eski kazı evinin yenilenerek Havadan İzleme ve Güvenlik Merkezine dönüştürüldüğünü açıkladı.

Merkezin uzun menzilli ve gece görüş kabiliyetine sahip iki insansız hava aracı sistemiyle donatıldığını bildiren Ersoy, üç anten sistemiyle kapsama alanının güçlendirildiğini, merkezi izleme sistemleri, büyük ekranlar ve çevre güvenlik kameralarının da devreye alındığını söyledi.

Merkezde vardiyalı görev yapacak güvenlik personelinin İHA pilotluğu eğitimleri ile gerekli sertifikasyon süreçlerinin tamamlandığını belirten Ersoy, havadan izleme sırasında şüpheli bir hareket veya kaçak kazı girişimi tespit edilmesi hâlinde bilginin süratle Jandarma birimleriyle paylaşılacağını ve müdahale gerçekleştirileceğini kaydetti.

Ersoy, “Yani teknolojiyi, kaçak kazı girişimlerini mümkün olduğunca erken görmek, caydırmak ve önlemek için kullanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Pilot uygulamadan elde edilecek verilerin yeni koruma politikalarının oluşturulması ve ihtiyaç duyulan ilave tedbirlerin belirlenmesinde de kullanılacağını aktaran Ersoy, sistemin geniş alanlara yayılan arkeolojik bölgelerin korunmasına yönelik yeni uygulamalara veri sağlayacağını belirtti.

“Önleme, Uluslararası İş Birliği ve İade”

Türkiye’nin kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede izlediği yönteme ilişkin bilgi veren Ersoy, “Bizler, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede yaklaşımımızı 3 temel yapı taşı üzerine kuruyoruz. Önleme, Uluslararası İş birliği ve İade.” dedi.

Bintepeler’de devreye alınan sistemin bu yapının ilk ayağını oluşturan önleyici korumanın somut örneklerinden biri olduğunu belirten Ersoy, 75 kilometrekarelik alanın ve yüzü aşkın tümülüsün yalnızca geleneksel yöntemlerle sürekli gözetim altında tutulmasının kolay olmadığını, bu nedenle teknolojik imkânlardan yararlandıklarını söyledi.

ABD ile Mutabakat Zaptı 5 Yıl Uzatıldı

Mücadelenin ikinci ayağının uluslararası iş birliği olduğunu aktaran Ersoy, UNESCO, INTERPOL, Dünya Gümrük Örgütü ve Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi başta olmak üzere uluslararası kuruluşlarla yakın çalışma yürüttüklerini ifade etti.

Ersoy, ABD ile 2021 yılında imzalanan ve kültür varlıklarına yönelik ithalat kısıtlamalarını düzenleyen Mutabakat Zaptı’nın 2026 yılında yeni bir beş yıllık dönem için uzatıldığını açıkladı.

Manhattan Bölge Savcılığı ve Amerikan İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi HSI ile sürdürülen soruşturma ve adli süreçlere de değinen Ersoy, yürütülen iş birliklerinin kültür varlıklarının Türkiye’ye geri getirilmesinde sonuç verdiğini kaydetti.

13 Bin 474 Kültür Varlığı Türkiye’ye Getirildi

Kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelenin üçüncü ayağının iade çalışmaları olduğunu belirten Ersoy, yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılan eserlerin dünyanın neresinde bulunursa bulunsun izinin sürüldüğünü söyledi.

Ersoy, 2002 yılından bu yana 13 bin 474 kültür varlığının Türkiye’ye dönüşünün sağlandığını, bunlardan 9 bin 159’unun son sekiz yılda ülkeye kazandırıldığını açıkladı.

Boubon Antik Kenti’nden çıkarılan ve aralarında Marcus Aurelius heykelinin de bulunduğu bronz imparator heykellerinin uzun yıllar süren araştırmalar ve uluslararası iş birliği sonucunda Anadolu’ya döndüğünü belirten Ersoy, farklı ülkelerden getirilen diğer eserleri de anlattı.

Ersoy, İngiltere’den getirilen Eros başının Sidamara Lahdi ile yeniden buluşturulduğunu, ABD’den iade edilen Zeugma mozaik panosunun aynı kompozisyona ait daha önce getirilen 12 parçayla birleştiğini ifade etti.

ABD ve Danimarka’dan Düver kökenli mimari levhaların, İsviçre’den Urartu dönemine ait bronz eserlerin, Yunanistan’dan Anadolu kökenli sikkelerin, Hollanda’dan Şile Bozgoca Camii kitabesinin, İngiltere ve İspanya’dan İznik çinilerinin de Türkiye’ye kazandırıldığını aktardı.

Manisa’dan Çıkarılan Eserler Topraklarına Döndü

Manisa’dan yasa dışı yollarla çıkarılan eserlere ilişkin örnekler de veren Ersoy, yaklaşık 2 bin 700 yıllık altın kolyenin Boston Güzel Sanatlar Müzesinden, Lidya Dönemi’ne ait bronz klinenin ise bilimsel çalışmaların ardından Getty Müzesinden geri getirildiğini söyledi.

Ersoy, Manisa Müzesinde açılan “Kaçış Yok” sergisinde kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadele kapsamında farklı dönemlerden örneklerin bir araya getirildiğini belirtti.

ABD’de satışa çıkarıldığı tespit edilen Manisa kökenli 10 Lidya mezar ve adak stelinin Bakanlığın yıllar süren takibi ile FBI ve Vaşington Emniyet Müşavirliği arasındaki iş birliği sonucunda 2014 yılında Türkiye’ye getirildiğini kaydeden Ersoy, Akhisar ilçesindeki Kulaksızlar kökenli Kilia tipi idolün de Manhattan Bölge Savcılığı ve HSI ile gerçekleştirilen iş birliği sonucunda ABD’den Türkiye’ye döndüğünü ifade etti.

“Bintepeler’i Bundan Sonra Gökyüzünden de Koruyacağız”

Teknolojinin tek başına yeterli olmayacağını vurgulayan Ersoy, Bintepeler’in korunmasında Manisalıların bölgedeki kültürel mirası sahiplenmesinin de önem taşıdığını söyledi.

Bintepeler’de geliştirilen modelin geniş coğrafyalara yayılan diğer arkeolojik alanların korunmasında tecrübe sağlayacağını belirten Ersoy, projenin hayata geçirilmesine katkı sağlayan Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Manisa Valiliği, Jandarma teşkilatı, yerel makamlar, Sardis Kazı Başkanı Prof. Nicholas Cahill ve Sardis Kazı Ekibine teşekkür etti.

Ersoy, “Binlerce yıldır bu coğrafyanın hafızasını taşıyan Bintepeler’i, bundan sonra gökyüzünden de koruyacağız.” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0