Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Sağlıkta yerli üretimle çok daha güçlü bir Türkiye hedefliyoruz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı ve TÜSEB Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Töreni'nde sağlık alanındaki yerli üretim, bilimsel araştırma ve teknolojik yatırımlara ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin tıbbi cihaz üretiminde önemli aşamalar kaydettiğini belirten Erdoğan, ultrason cihazından CAR-T hücre tedavisine, yapay zekâ destekli sağlık teknolojilerinden ihracata kadar birçok alanda yeni hedefleri açıkladı.

Kasım 1, 2026 - 11:32
 0  1
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Sağlıkta yerli üretimle çok daha güçlü bir Türkiye hedefliyoruz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) iş birliğinde İstanbul'daki Rixos Tersane İstanbul'da düzenlenen 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı ve TÜSEB Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Töreni'ne katıldı. Programda konuşan Erdoğan, sağlık çalışanlarının özverili çalışmalarından Türkiye'nin sağlık teknolojilerindeki yerli üretim hedeflerine, tıp tarihinden bilimsel araştırmalara kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.

SAĞLIK ÇALIŞANLARINA TEŞEKKÜR ETTİ

Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık çalışanlarıyla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Türk Devletleri Teşkilatının 13'üncü Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'nin Ankara'da gerçekleştirildiğini, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nın da Türk devletlerinden konukların katılımıyla kutlandığını hatırlatan Erdoğan, Türk dünyasından temsilcilerle sağlık alanında bir araya gelmenin önemine işaret etti.

Erdoğan, organizasyonu düzenleyen Sağlık Bakanlığı ve TÜSEB'e teşekkür ederek, "Sizlerin şahsında 81 ilimizde gecesini gündüzüne katarak çalışan, hastalara şifa dağıtan, hasta yakınlarına ümit ve dirayet aşılayan sağlık ordumuzun her bir mensubuna selam sevgilerimi gönderiyorum." dedi.

Hekimlerden hemşirelere, hasta bakıcılardan teknisyenlere kadar sağlık çalışanlarının yüksek tempoda görev yaptığını belirten Erdoğan, milletin kaliteli sağlık hizmetlerine hızlı erişebilmesi için gece gündüz çalışıldığını vurguladı.

Merhum şair Erdem Bayazıt'ın dizelerine atıfta bulunan Erdoğan, "Merhum Erdem Bayazıt'ın o veciz ifadesiyle, 'Beyaz giysilerinden uykular dökülen tabiplerimiz.' Çoğu zaman kendilerine ve ailelerine ayıracakları vakitten feragat ederek gerektiğinde daha az uyuyarak, daha az dinlenerek, dertlere deva olabilmek için çaba harcıyor." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Türkiye'nin sağlık hizmetlerinin bugünkü seviyeye ulaşmasında emeği bulunan kamu ve özel sektör çalışanlarına, akademisyenlere ve sağlık camiasının tüm mensuplarına teşekkür etti. Sağlık bilimlerine katkı sunan ancak hayatını kaybeden hekimleri de rahmetle andı.

TÜRK TIP DÜNYASI AYNI MASADA BULUŞTU

Tıp dünyasının farklı paydaşlarının ortak meseleler üzerinde istişare etmesinin önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, üç gün boyunca gerçekleştirilen bilimsel oturumların sağlık camiası, Türkiye, Türk dünyası ve insanlık için faydalı sonuçlar doğurmasını temenni etti.

"Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda düzenlenen 12. Kurultay'ı stratejik bir buluşma olarak değerlendiren Erdoğan, planlayan ve üreten sağlık yaklaşımının önemini vurguladı.

İlaç, aşı ve tıbbi cihaz sektörlerini akademi ve iş dünyasıyla buluşturan Üreten Sağlık İş Forumu'nun yeni yatırım hamlelerine kapı aralayacağına inandığını belirten Erdoğan, ödül alacak bilim insanlarını ve firmaları tebrik etti.

AZİZ SANCAR VE MUZAFFER AKSOY'A ÖZEL VURGU

Nobel ödüllü bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar'ın da törende bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sancar'ın bilimsel gelişiminde önemli yeri bulunan merhum Prof. Dr. Muzaffer Aksoy'un sözlerini katılımcılarla paylaştı.

Aksoy'un tıp bilimine ilişkin değerlendirmelerini aktaran Erdoğan, hekimliğin yalnızca mesleki bilgi ve beceriden ibaret olmadığını, insanın maddi ve manevi acılarını dindirmeyi amaçlayan kutsal bir sorumluluk taşıdığını ifade etti.

Muzaffer Aksoy'un doktorların insan hayatını kurtarmak için gösterdiği fedakârlıkları anlatan sözlerinden örnekler veren Erdoğan, tıbbın insanlık açısından taşıdığı öneme dikkati çekti.

Erdoğan, "Tıp ve hekimlik, bizim için işte bu kadar hayati bir öneme sahiptir. Her şeyden önce bizim inanç değerlerimiz yaşamak ve yaşatmak üzerine kuruludur. Bir fidana can suyu vermek, kanadı kırık bir serçeyi şefkatle tedavi etmek, yalnızca bedene değil ruha da sağlık ve sekinet temin etmek, tarihimizin ve kimliğimizin özünü teşkil etmektedir." diye konuştu.

“BİR İNSANI YAŞATMAK TÜM İNSANLIĞI YAŞATMAKTIR”

Bir insanı yaşatmanın tüm insanlığı yaşatmak olarak görüldüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışın sağlık medeniyetinin inanç ve iman temellerini oluşturduğunu söyledi.

Türkiye'nin 13'üncü yüzyıldan itibaren hekimleri ve darüşşifalarıyla Anadolu'ya ve insanlığa katkı sunduğunu ifade eden Erdoğan, Selçuklu döneminden Osmanlı'ya uzanan sağlık kurumlarından örnekler verdi.

Kayseri'deki Gevher Nesibe Hatun Darüşşifası, Sivas'taki İzzettin Keykavus Darüşşifası ve Tokat'ta yeniden hizmete alınan Gök Medrese'yi hatırlatan Erdoğan, Osmanlı döneminde vakıflar aracılığıyla kurulan Edirne, Bursa, Fatih Haseki Sultan ve Atik Valide darüşşifalarının da sağlık tarihindeki yerini anlattı.

Erdoğan, "Şuraya özellikle dikkatlerinizi çekiyorum, bunların tamamında sağlık hizmetleri bilabedel yani ücretsiz veriliyordu. Hasta yakınları 'tabhane' denilen misafirhanelerde yine ücretsiz konaklıyordu. Talebeler ise hem teorik hem pratik boyutlarıyla tıp ilmini tahsil ediyorlardı." ifadelerini kullandı.

İbn-i Sina'nın birikiminin Şerafeddin Sabuncuoğlu, Altuncuzade Şeyh Salih ve Hekimbaşı Ahi Mehmet Çelebi gibi isimlerle geliştirildiğini belirten Erdoğan, Türk-İslam coğrafyasındaki tıp birikiminin dünyaya aktarıldığını kaydetti.

Hipokrat'ın "Bir yerde tıp sevgisi varsa, orada insanlık sevgisi vardır." sözünü hatırlatan Erdoğan, bu anlayışın Şeyh Edebali'nin "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın." sözüyle de örtüştüğünü dile getirdi.

Avrupa'da psikiyatrik rahatsızlığı bulunan hastaların yakıldığı dönemlerde Anadolu'daki bimarhanelerde hastaların musiki makamları, su sesleri ve aromaterapi gibi yöntemlerle tedavi edildiğini belirten Erdoğan, Türkiye'nin sağlık alanındaki tarihsel birikimine dikkat çekti.

“HEKİMLİK AHLAKI BİZDE MESLEĞİN TEMELİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 19'uncu yüzyıldan itibaren Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane ve diğer eğitim kurumlarının dünyaca tanınan hekimler yetiştirdiğini, Cumhuriyet döneminde ise bu birikimin üniversiteler ve akademisyenlerin katkılarıyla geliştirildiğini söyledi.

Tıpta bilgi, maharet, yetenek ve kabiliyetin önemli olduğunu belirten Erdoğan, bunların hekimlik ahlakıyla tamamlanması gerektiğini vurguladı.

Erdoğan, "Hekimin hâlden anlaması, vicdan ve sorumluluk sahibi olması, hastaya ve hayata mütekemmil bir nazarla bakması beklenmiştir. Yani bugün tıp etiği olarak adlandırılan kural ve normlar, bizde zaten bir hekimin taşıması gereken hasletler olarak ele alınmıştır." dedi.

TÜSEB ödüllerine layık görülen bilim insanları ve kuruluşların önemli çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Erdoğan, geçmişte elde edilen başarıların yeni buluşlarla sürdürülmesinin önemine işaret etti. Genç bilim insanlarının da hocalarını örnek alarak daha büyük başarılara imza atacağına inandığını söyledi.

YAPAY ZEKÂ VE DİJİTAL TEKNOLOJİLER SAĞLIKTA YENİ DÖNEMİ BAŞLATTI

Sağlık alanında yapay zekâ ve dijital teknolojilerin araştırma, geliştirme ve üretim süreçlerinde önemli kazanımlar sağladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, cerrahi operasyonların yüzlerce kilometre uzaktan makineler aracılığıyla gerçekleştirilebildiğini, hastaların sağlık durumlarının uzaktan takip edilebildiğini anlattı.

Türkiye'nin hedefinin yalnızca teknolojik yeniliklere uyum sağlamak olmadığını vurgulayan Erdoğan, "Geliştirdiğimiz ürün ve projelerle, yaptığımız bilimsel araştırmalarla sürekli daha iyinin peşinde olabilmektir." dedi.

Devlet ve hükûmet olarak 24 yıldır sağlık altyapısını güçlendirmek için çalıştıklarını belirten Erdoğan, yatırımlar, destekler ve teşviklerle yerli üretimin önünü açtıklarını ifade etti.

Tıbbi cihaz ve ekipmanların dışarıdan temin edilmesi yerine Türkiye'de üretilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydeden Erdoğan, yerli üretim alanındaki gelişmeleri şu sözlerle anlattı:

"Batman'da kendi imkânlarıyla üretilen solunum cihazlarını hem hastanelerimizde kullanıyor hem de 45 ülkeye ihraç ediyoruz. Sağlık Bakanlığımızın ASELSAN iş birliğiyle geliştirdiği otomatik şok cihazlarımızı 16 ülkeye gönderiyor, mobil dijital röntgen cihazlarımızı kamu hastanelerimizde vatandaşlarımızın hizmetine sunuyoruz."

Türkiye'nin kalp akciğer makinesini kendi kaynaklarıyla geliştirdiğini belirten Erdoğan, yapay zekâ destekli yerli yoğun bakım monitörlerinin de kliniklerde kullanılmaya başlandığını söyledi.

CAR-T TEDAVİSİ VE YERLİ ULTRASON ÜRETİMİ HEDEFİ

Kanser tedavisinde kullanılan kişiselleştirilmiş tedavi yöntemlerinden CAR-T hücre tedavilerinin Türkiye'nin mühendislik kabiliyetleriyle geliştirilerek başarıyla uygulandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, tıbbi cihaz üretiminde yeni hedefleri de açıkladı.

Türkiye'nin kendi ultrason cihazını geliştirmek için çalıştığını ifade eden Erdoğan, "İnşallah önümüzdeki iki senenin sonunda en az yüzde 71 yerlilik oranına sahip yıllık 700 ultrason cihazı üreteceğiz." dedi.

Kamu alımlarında yerli ürünlerin payının artırıldığını kaydeden Erdoğan, "Son bir yılda kamu alımlarındaki yerlilik oranını 7 puan artırdık. Bütün bunları birer başlangıç olarak görüyoruz. İnşallah çok daha güzel, çok daha verimli işler yapacağız. Sağlık mimarimizi tüm bileşenleriyle çok daha verimli, nitelikli, dayanıklı hâle getireceğiz." ifadelerini kullandı.

“SAĞLIKTA ZİRVEYE OYNAMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

Savunma sanayisinde elde edilen başarıların sağlık sektöründe de tekrarlanacağını belirten Erdoğan, eksikliklerin giderilmesi ve ihmallerin telafi edilmesi için çalışmaların sürdürüleceğini söyledi.

Erdoğan, "Bu süreçte varsa eksiklerimiz, gidereceğiz. Şayet varsa ihmallerimiz, telafi edeceğiz. Sizlerin de güçlü desteğiyle sağlıkta zirveye oynamayı sürdüreceğiz." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı'nın hayırlı olmasını dileyerek ödül alan bilim insanlarını ve kuruluşları tebrik etti.

ÖDÜLLER SAHİPLERİNE TAKDİM EDİLDİ

Programda Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan da konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a konuşmasının ardından Bakan Memişoğlu tarafından hediye takdim edildi.

Törenin devamında Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan, ödüle layık görülen isimlere ödüllerini verdi. Program, ödül sahipleriyle çekilen toplu fotoğrafın ardından sona erdi.

Törene Adalet Bakanı Akın Gürlek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ve davetliler katıldı.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0